Sezon başlangıçları, markaya emeği geçen tüm çalışanlar için yorucu bir dönem ve büyük bir heyecan demektir. Çünkü o ürünler mağazalarda yerini alana kadar hummalı bir çalışma dönemi gerektirir.
Markamız yabancı ise, satınalmacılarımızın yurt dışına giderek, kendilerine gösterilen numuneler arasından Türk tüketicisinin tercihlerine uygun ürünleri seçmesi gerekir. Üretimimizi kendimiz yapıyorsak, tasarımcılarımız ziyaret ettikleri fuarlarda gördükleri ile kendi zevk ve yaratıcılıklarını birleştirerek, ortaya bir koleksiyon çıkarırlar ki bu oldukça uzun bir zaman ve emek gerektirir.
Sonrasında üretim veya ithalat aşaması başlar. Kumaş seçimi, kalıpların hazırlanması, aksesuarlar, provalar, ütü, paket … Ürünler hava/kara/deniz yoluyla mı gelsin, yüklendi mi, Türkiye’ye ulaştı mı, gecikme var mı, gümrükte sorun çıkmadan çekildi mi…
Depoya ürünler girdiğinde sayım başlar. Renk/beden dağılımı kontrol edilir.
Vitrin ve görsel düzenleme ekibi için ilk vitrin çok önemlidir. Dekor alternatifleri üretilir, tasarım ekibi ile birlikte ilk vitrinde hangi ürünlerin sergileneceğine karar verilir. Operasyon ekibi ile birlikte mağazaların sezon açma tarihleri belirlenir.
Mağaza personelinin üniformaları hazırlanır.
Hangi mağazalara, hangi ürünlerden kaçar adet gönderileceği belirlenir.
Mağazaların boya, tamirat, temizlik gibi yenilenmeleri sağlanır.
Daha pek çok detay gözden geçirilerek, mağazalar yeni sezona girmeye başlar. Artık herkes büyük bir heyecanla ilk satışları beklemeye başlar. Operasyon ekibinin, tasarım ekibinin, satınalma ekibinin, görsel düzenleme ekibinin favori gördükleri ürünler vardır. Hatta iddialara girilir J
Patronlar ise bütün ürünlerin çok satmasını, indirime girmeye gerek kalmamasını ister… Satış raporları çok dikkatli olarak takip edilmeye başlar.
Bazı ürünler çok satacağını ilk birkaç hafta içinde belli eder. Bu aşamada önemli kararlar alınması gerekir. Ürünün stok miktarı talebi karşılamaya yeterli mi, yeniden üretim (RPT) ya da ek sipariş vermemiz gerekiyor mu?
Tabi bu arada hava sıcaklığını, tatil dönemlerini, bölgesel farklılıkları, özel günleri v.b. dikkate almak gerekir. Örneğin Şubat sonu-Mart başında yaz sezonu açıldığında abiyelerin(gece kıyafetleri) satış rakamlarından hayal kırıklığına uğramamak gerekir. Düğünler ve mezuniyetler Haziranda başladığı için sabırlı olmakta fayda vardır. Ama bu arada mağazalardaki satış ekipleri hangi abiye modellerin sıklıkla denendiğini rapor ederek satış tahminlerine katkıda bulunabilirler.
Bütün detaylar dikkate alınarak yapılan satış tahminlerine göre çok satan ürünümüzün stoğunun yetmeyeceğine karar verirsek ek üretim veya sipariş vermeye başlarız. Peki nereye kadar ?
Çok satan ürünler diğerlerini gölgede bırakır. O ürün bittiğinde alternatifi olan diğer ürünler satmaya başlar. Çok satan birkaç ürünü devamlı mağazalara sokmak, diğerlerinin elimizde patlamasına sebep olabilir.
Yok satmanın bir diğer faydası da karlılığı artırmasıdır. Müşterilerimiz ilk gelişlerinde beğendikleri ama almadıkları ürünü indirimde almak için tekrar gelirler. O ürünün indirimde kalmadığını öğrendiklerinde, daha sonraki sezonlarda indirimi beklemeden, kalmaz endişesiyle beğendikleri ürünü alacaklardır.
Bazı ürünler mıknatıs gibidir. Mağazanın vitrininde veya girişindeki standta sergilendiğinde mıknatıs gibi müşteriyi içeriye çeker. O zaman bu ürünün yok satmaması gerekir. Ancak RPT yapmak yerine sezon boyunca mağazalarda olmasını sağlayacak şekilde azar azar her mağazaya sevkıyatının sınırlandırılması bir çözüm olabilir.
Çok satan ürünümüz basic bir ürünse yine yok satmaması gerekir. RPT yapmamak rakiplerimizin ekmeğine yağ sürmek olacaktır. Rakiplerimizden biri veya birkaçı modelimizi kopyalayarak satışlarımız çalacaktır.
Çok satan ürünümüz, sattıran ürünse yine yok satmaması gerekir. Çok satan pantolonumuz ceketini hatta gömleğini satmakta kolaylık sağlıyorsa bitmesine izin veremeyiz.
Örneğin; takımlar ceket-pantolon ayrı ayrı da fiyatlandırılmışsa genellikle pantolon daha fazla satar. Ama ceketin tek satılması oldukça zordur. Bu durumda üretim planlaması yapılırken ayrı da satılacak takımların alt parçasının adeti daha yüksek tutulmalıdır.
Ama ürünümüz bir tasarım modeli ise, çok dikkat çeken bir deseni varsa, gece kıyafeti ise veya çok pahalı bir ürünse bırakın yok satsın. Çünkü bu tür ürünleri alan müşteriler pişti olmaktan hiç hoşlanmazlar J
Mağazacılıkta tecrübe ve raporları doğru yorumlayabilmek önemlidir. Bol satışlar…
